TAMNI SVET FETULAHA GULENA

преузимање

OTKRIVENE SU NOVE TAJNE ZA KOJE SE DOSAD NIJE ZNALO O ČOVEKU KOJI JE  BROJ JEDAN PARALELNE STRUKTURE  VLASTI.PREMA PRONADJENIM DOKUMENTIMA DO KOJIH JE DOŠAO LIST YENI SAFAK(NOVA ZORA) GULEN JE JOŠ U MLADOSTI IZREKAO MASONSKU ZAKLETVU

I ZBOG RAZNIH ZASLUGA DOBIO ORDEN.
JOŠ DOK JE BIO U VOJSCI GULEN JE USPOSTAVIO ODNOSE  SA MASONSKOM ORGANIZACIJOM I PREKO OVE ORGANIZACIJE USPOSTAVIO ODNOSE SA SEKTOM MOON,MOSADOM I CIA-OM.POČEV JOŠ OD MLADOSTI PRIPREMAN JE KAO PROJEKAT I SADA SU TA DOKUMENTA PRONADJENA I OBELODANJENA.

 

Fethullah Gülen'in sırlarla dolu karanlık dünyası

Yeni Şafak, Fethullah Gülen’le ilgili gün yüzüne çıkmamış belgelere ulaştı. 1969 yılında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası tarafından üstün hizmetleri karşılığı taltif madalyası ile ödüllendirilen Gülen, 1975’te ise Türkiye Büyük Mason Mahfili’ne gizli yemin töreniyle girmiş. Cenaze namazını kıldırdığı CHP’li Kasım Gülek’in mektubuna göre, ‘her Masonun rüyası’ olan en büyük madalyaya da ulaşan Gülen’den, locadaki arkadaşları da oldukça memnun. Gülen, dönemin Tenis Eskrim ve Dağcılık Kulübü’ndeki ‘kardeşler sofrası’na ‘tuz ve ekmek paylaşmak’ için muntazaman katılmış.

преузимањеYeni Şafak, paralel yapının 1 numarası Fethullah Gülen'in şimdiye kadar hiç bilinmeyen ilişkilerini açığa çıkaran tarihi belgelere ulaştı.
Gülen'in daha askerlik döneminde Mason teşkilatları ile bağlantıları, bu bağlantılar üzerinden Moon tarikatı, MOSSAD ve CIA ile irtibatları, gençlik döneminden itibaren bir proje olarak yetiştirilip hazırlanmasına dair çarpıcı bilgi ve belgeler gün yüzüne çıktı.
Gülen'in, kendisini Moon tarikatı ve CIA ile tanıştıran kişi olduğu bilinen eski CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek ile temaslarını da ilk kez bu kadar açıklıkla ortaya koyan belgeler Türkiye'yi derinden sarsacak.

Üstün hizmeti için madalya aldı

İlk belge, Kasım Gülek'in 16 Temmuz 1967 tarihinde, Mason Locası'na Fethullah Gülen'in de aralarında bulunduğu bazı ünlü isimler için yazdığı mektup. Gülek'in mektubunda hem sitem hem de Masonluk birkaç gruba ayrılmaya başladığı için yaptığı özeleştiriler yeralıyor:

“Saygıdeğer KK” (KK: kardeşler) sözüyle başlayan mektup şöyle:

“Türkiye'de yegane ve muntazam mason teşkilatı, Türkiye hür ve kabul edilmiş masonların büyük locası (Türk Yükseltme Cemiyeti)dir. Hal böyle iken bazı kimselerin biraraya gelerek bir dernek kurmalarıyla bunca yıllık, temeli 1900'lere dayanan ve dünyaca tanınmış ve kabul görmüş Türk masonluğunu bir kenara itmeğe çalışmak doğru bir iş değildir.
Bir müessesede, bir dernekte veya bir vücutta aksayan hastalanan bir taraf her zaman olabilir. O vakit yapılacak şey hemen başka bir derneğe geçivermek değildir, aksaklığın giderilmesi, hastalığın tedavisi olduğunu pek iyi bilir ve takdir edersiniz.

Biraderler küstü

Birtakım yan fikirlerle destekleyip kamufle edilen bu şiddetli ihtiras Türk masonluğunu ikiye hatta üçe bölmüş, bir kısım arkadaşlarımızı Ş.K., A.Ş., Fethullah Gülen, A.D., Z.E., K.T., V.K. ve T.K. biraderleri küstürmüşlerdir. Bu arkadaşlarımızın büyük locadan en büyük madalya aldıkları unutulmaktadır. Üstün hizmet madalyasına sahip olmak her masonun rüyasıdır.
Türk masonluğunu bozmaya, bölmeye ve Türkiye büyük locasını yıkmaya yeltenen bir kimse Türk masonluğuna karşı nasıl suç işlemiş olmaktadır? Geliniz de bu sualin cevabını herkesin vicdanına, nizamnamelere ve Türk masonluğu tarihine bırakılır.

İnsanların iyi niyetle biraraya gelerek halledemeyecekleri hiçbir ihtilaf, elbirliğiyle ıslah olunmayacak hiçbir aksaklık bulunmadığına göre bir kısım biraderlerin bu normal yoldan ayrılarak, fani insan için böylesine ideal, böylesine güzel bir birliğin bozulmasına teşvik edenlere uymuş olmalarını anlamak kabil değildir. Onlar acaba nefis muhasebesinde bulundukları zaman bu tutumlarını samimiyetle doğru mu buluyorlar.

‘Bir Mason olarak…’

İnsanlık mabedi mefkuresini bu mukaddes emaneti her zaman korumak ve daha ilerilere götürmeğe çalışmak zaruridir. Bunda kimsenin tereddüdü yoktur. Herhalde mevzuları ve hadiseleri varmak istedikleri neticelere göre izah etmek suretiyle, biraderlere telkin ve teşviklerde bulunanların bu maksatlı hareketlerine aklıselim sahiplerinin pek gecikmeden teşhislerini koyacaklarını ve hakikatleri olduğu gibi göreceklerine eminim. Bir mason olarak saygılarımı sunarım.” (Kasım Gülek)

2426mektupgulek

Mahfil'de tekris yemini

25Mart 1975'te hazırlanan bir başka belgede ise Fetullah Gülen'in Mason Locası'ndan ayrılan isimlerin kurduğu Türkiye Büyük Mason Mahfili'ndeki ‘Tekris Yemini’ var. Masonluk literatüründe ‘Tekris’ hem örgüte giriş sırasında hem de derece yükseldiğinde yapılan yemine deniliyor.

Türkiye Büyük Mason Mahfili antetli ‘Tekris Yemini'nde Gülen'in verdiği sözler büyük bir sadakat vurgusu içeriyor..

Anayasası başka

“Evrenin Ulu Mimarının ve şu Mason topluluğunun huzurunda, kendi arzu ve irademle samimi olarak yemin ederim ki: Bana öğretilecek ve söylenecek Masonluk sırlarını bir Masondan başkasına ve Mason Mahfilinden başka bir yerde asla beyan ve ifşa etmeyeceğim. Masonluk için çalışacağım. Prensiplerine sadık kalacağım. Toplantılarına muntazam devam edeceğim. Şeref ve haysiyetimi koruyacağım, insanları seveceğim ve onların iyiliği için çalışacağım. Aileme ve vatanıma karşı fedakar olacağım. Cehalet ve taassupla mücadele edeceğim. Adalet ve hakkaniyetten ayrılmayacağım ve başkalarının haklarına da kendi hakkım kadar saygı göstereceğim. Türkiye Büyük Mason Mahfili'ni, Türkiye'de remzi üç derecenin nazım ve hakim otoritesi olarak tanıyacağım. Türkiye Büyük Mason Mahfili'nin anayasası, iç tüzüğü Mahfiller genel tüzüğü ile Muhterem Mahfilin iç tüzük ve kararlarına riayet edeceğim. Bu taahhütnameyi 25.03.1975 günü İstanbul yedisinde hakikat nurunun kaynağı olan Muhterem Üçgen Mahfilinin resmi celsesinde imza eyledim.” (M. Fetullah Gülen)

gulen zakletva masonima

http://www.yenisafak.com.tr/

UČENICI KOJI SU DOBILI BESPLATNO ŠKOLOVANJE U TURSKOJ

1

Savez kafkaskih univerziteta organizovao je u Skoplju sajam obrazovanja, na kom je predstavljeno 50 visokoškolskih ustanova. Zahvaljujući Udruženju Turaka u Srbiji sa kvalitetima obrazovanja u toj zemlji upoznalo se preko 40 budućih studenata iz Srbije. Najviše njih bilo je iz Novog Pazara.

Na sajmu je dodeljeno tri stipendije za besplatno školovanje  u Truskoj i dva Ipad za Srbiju.

Dobitnici  besplatnog školovanja u Turskoj su Maida Adilović, Ahmedina Malićević i Emil Hadžić, a dobitnici Ipad su Melisa Mehmedović i Tarik Doličanin.

TÜRKIYE DE ÖĞRENIM GÖRMEK İÇİN BURS KAZANAN ÖĞRENCİLER

1

Kafkasya Üniversiteler Birliği,Makedonya nın başkenti Üsküp te eğitim fuarı düzenledi.Bu fuara 50 nin üzerinde üniversite katıldı.Sırbistan Türkleri Derneği sayesinde Türkiye deki üniversitelerin kalitesiyle Sırbistan dan müstakbel 40 öğrenci tanışma fırsatı buldu.En fazla öğrenci Novi Pazar dan katıldı fuara.Aynı zamanda eğitim şartlarıyla da tanışma fırsatı buldular.Sırbistan Türkleri Derneğinin yardımıyla 40 öğrenci bu fuarı ziyaret etti.Bu fuarda Kafkasya Üniversiteler Birliğinin bünyesinda yer alan 50 ye yakın üniversite kendini tanıtma imkanı buldu.

Fuarda,Sırbistan için üç burs ve iki I PAD kurada çekildi.Burs kazanan öğrenciler: Maida Adilovic, Ahmedina Malicevic, Emil Hadzic oldular. I PAD kazanan öğrenciler ise Melisa Mehmedovic ve Tarik Dolıcanin oldular.

 

 

TÜRKİYE DE OKUMAK İSTEYEN ÖĞRENCİLERİN SAYISI GÜNDEN GÜNE ARTIYOR / SVE VIŠE ZAINTERESOVANIH STUDENATA ZA OBRAZOVANJE U TURSKOJ

1

Kafkasya Üniversiteler Birliği,Makedonya nın başkenti Üsküp te eğitim fuarı düzenledi.Bu fuara 50 nin üzerinde üniversite katıldı.Sırbistan Türkleri Derneği sayesinde Türkiye deki üniversitelerin kalitesiyle Sırbistan dan müstakbel 40 öğrenci tanışma fırsatı buldu.En fazla öğrenci Novi Pazar dan katıldı fuara.Aynı zamanda eğitim şartlarıyla da tanışma fırsatı buldular.Sırbistan Türkleri Derneğinin yardımıyla 40 öğrenci bu fuarı ziyaret etti.Bu fuarda Kafkasya Üniversiteler Birliğinin bünyesinda yer alan 50 ye yakın üniversite kendini tanıtma imkanı buldu.

Şu anda hemen hemen Türkiye nin her üniversitesinde Balkanlardan öğrenci bulunmaktadır ve bu üniversiteler bu öğrencilerin sayısının artmasını dilemektedirler.Türkiye deki üniversiteler uluslararası işbirliği kapsamında yabancı öğrencilere burslar vermekte  ve 50 % yakın indirimler yapmaktadır.Tek amaç yabancıların Türkiye yi daha iyi tanıyabilmesidir.

ZEYNEL AMAÇ-KİLİS ÜNİVERSİTESİ

Kilis 7 Aralık Üniversitesi 2007 yılında kurulan  bir devlet üniversitesidir.9.000 i aşkın bütün dünyadan öğrencilerimiz var.Türkiye den ,İtalya dan ve Kore ye kadar.Çok sık üniversitemiz erasmus ve öğrenci değişim programlarına katılmaktadır.

BURGA ÖZER,CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ

Bizim ,niversitemizin en önemli özelliği herşeyden önce insanın birinci sırada olmasıdır.Hedefimiz öğrencilerin kişisel  yanlarını geliştirmek ve onların eğitime aktif bir şekilde katılmalarıdır.Sırbistan dan birkaç öğrencimiz bulunmaktadır.

MEHMET EMİN KARAMAN,BEYKENT ÜNİVERSİTESİ

Beykent üniversitesi Istanbul da bulunmaktadır.Bu üniversite Türkiye nin en büyük vakıf üniversitesidir.Yaklaşık 70-e yakın akademik programımız vardır.Eğitim dili Türkçe ve İngilizce olarak yapılmaktadır.

Kafkasya Üniversiteler Birliğinden bu üniversitelerin diplomalarının Bolonya Deklerasyonuna ve yapılan ikili anlaşmalara göre bütün dünyada kabul edildikleri yönünde bilgiler verilmektedir.

Sırbistan Türkleri Derneği ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi arasındaki iyi ilişkiler sayesinde,yaklaşık 30 öğrenci 3  ay Rize de kalacak ve Türk dili ve kültürüyle tanışacaktır.

2RAMAZAN KORKMAZ,KAFKASYA ÜNİVERSİTELER BİRLİĞİ

Evrensellik dünyada bir trend olduğundan ve işbirliği ile bağlandığımızda çok daha çabuk ilerleyeceğimizden eminiz.Sadece böyle daha iyi bir gelecek gerçekleştirebiliriz.

Fuarda 20 burs dağıtıldı .Bunun yanısıra öğrencilere  tabletler de dağıtıldı.Kazanan öğrenciler içinde birkaç Yeni Pazar lı öğrenci de bulunmaktadır.

3

Savez kafkaskih univerziteta organizovao je u Skoplju sajam obrazovanja, na kom je predstavljeno 50 visokoškolskih ustanova. Zahvaljujući Udruženju Turaka u Srbiji sa kvalitetima obrazovanja u toj zemlji upoznalo se preko 40 budućih studenata iz Srbije. Najviše njih bilo je iz Novog Pazara.

Studenti iz naše zemlje, njih oko 50, imali su priliku da se upoznaju sa uslovima za obrazovanje u Turskoj, zahvaljujući Udruženju Turaka u Srbiji. Posetili su sajam na kom se predstavilo 50 visokoškolskih ustanova, koje su deo Saveza državnih univerziteta.

Sada gotovo na svakom univerzitetu u Turskoj imaju bar nekoliko studenata sa Balkana. Žele da ih bude što više. Zahvaljujući međunarodnoj saradnji I interesu da drugi narodi upoznaju njihovu zemlju turski visokobrazovni sistem  omogućava besplatno školovanje stranim studentima, ili popuste od najmanje 50 posto. Uz to često daju I stipendije.

4Zejnel Amac, Kilis univerzitet

“Kilis je državni univerzitet, formiran 2007. Godine.  Imamo preko 9 hiljada studenata, iz Turske alii celog sveta, od Italije do Koreje.  Veoma često učestvujemo u programu razmene.”

Burga Ozer, Celol Bajar prorektor

“Najvažnija karakteristikaDželal Bajar univerziteta je to što je na prvom mestu čovek. Naš cilj je da se posvetimo  individualnom razvoju studenata, koji moraju biti aktivni učesnici u nastavi. Imamo nekoliko studenata iz Srbije.”

6Mehmet Emin Karahman, Beykent univerzitet

“Bejkent univerzite se nalazi u istanbulu. Reč je o najvećoj  vakufskoj viosokoškolskoj obrazovnoj ustanovi.Imamo gotovo 70 studijskih programa. Nastava se obavlja na turskom i engleskom jeziku.”

Iz Saveza kafkaskih univeziteta kaću da su njihove diploma zahvaljujući Bolonjskoj deklaraciji I brojnim potpisanim sporazumima među državama priznate u celom svetu.

Zahvaljući dobroj saradnji Udruženja Turaka u Srbiji I univerziteta Redžep Tajip Erdogan, oko 30 srednjoškolaca, budućih studenata uskoro će biti u prilici da besplatno boravi u Turskoj mesec dana, a više nastavnika 3 meseca, kako bi se upoznali sa turskim jezikom I kulturom ove zemlje.

7 Ramazan Kurkmaz, Savez kafkaskih univerziteta KUNIB

“S obozirom da je globalizacija trend u svetu, verujemo da ćemo brže napredovati ukoliko se buzdemo povezivali. Samo tako ćemo ostvariti bolju budućnost.”

Na sajmu je dodeljeno 20 stipendija za besplatna školovanja  i tablet računari, a među dobitnicima je i nekoliko zainteresovanih studenata iz Novog Pazara.

9

Davutoglu na obilježavanju 100. godišnjice bitke za Canakkale

davutoglu-na-obiljeavanju-100-godinjice-bitke_trt-bosanski-40505

Turski premijer Ahmet Davutoglu je na obilježavanju 100. godišnjice bitke na Canakkaleu poručio da svi narodi u nekim periodima svoje historije budu pred velikim iskušenjima i da oni, poput turskog naroda, koji ne pokleknu i opstanu u tim teškim trenucima svoju historiju pišu zlatnim slovima, dok oni koji to ne uspiju budu izbrisani iz historije.

Na stadionu „18. mart“ održana je ceremonija obilježavanja Dana sjećanja na šehide Canakkalea i Dana pobjede u tom najkrvavijem boju Prvog svjetskog rata i ratovanja uopće, a okupljenima se obratio i premijer Republike Turske Davutoglu, koji je istakao da su heroji iz Turske, sa Balkana, iz Azije, Evrope, Kavkaza, Bliskog istoka i drugih regija, predvođeni Mustafom Kemalom Ataturkom promijenili sudbinu naroda i na toj svetoj zemlji zasijali sjeme Republike Turske.

Ističući da je jedna od najvažnijih karakteristika tog krvavog perioda bilo nacionalno jedinstvo i bratstvo, Davutoglu je kazao da je je ostavšita tih heroja sveto naslijeđe današnjih savremenika i da će današnji turski narod zastavu Turske nositi do najviših ciljeva.

„Ovdje, pred hrabrim šehidima još jednom dajemo riječ da ćemo nastaviti nositi jedinstvo i bratstvo koje su nam ostavili u emanet. Njihovi unuci danas zajedno koračaju u bolju budućnost. Zbog šehidske ostavštine nećemo dozvoliti da uspiju oni koji rade na podjelama. Sjećanje na šehide Canakkalea živo je i na Balkanu, Bliskom istoku, Kavkazu, Sjevernoj Africi i drugim regijama. Odete li danas u Prizren, Skoplje ili Sarajevo, naći ćete mnoge koji kažu da su im djedovi ratovali na Canakkaleu“, kazao je Davutoglu.

Turski premijer je naglasio da današnja Republika Turska dijeli sudbinu i brine o svojim bratskim narodima Sirijcima, Palestincima, Kosovarima, Bošnjacima i drugima, čiji su se hrabri djedovi borili i živote položili za odbranu Istanbula.

Davutoglu je dalje kazao da je bitka na Canakkaleu pokazala da nema nepobjedivih vojski i da niti jedna sila nije jača od vjere u Boga, duhovne snage i ponosa.

„Sve dok budemo disali, zlikovci neće moći mirno spavati. Kako god ste vi bili duhovna podrška tadašnjih ugroženih naroda, tako mi danas otvaramo zagrljaj svima njima kada im je potrebno utočište, baš kako smo zagrlili više od dva miliona izbjeglica iz Sirije i kako smo grlili izbjeglice iz Bosne i Hercegovine, Kosova ili Halepčea“, kazao je Davutoglu.

Ističući da je Republika Turska izgrađena na kostima šehida koji su svoje živote dali u odbrani tih prostora od 1911. do 1923. godine, Davutoglu je kazao da je danas to jaka država koja nema duga prema MMF-u, brine o svim ugroženima i koja ima plan da do 2023. godine postane jedna od deset ekonomski najrazvijenijih država svijeta.

Vest preuzeta:http://www.trt.net.tr/