20. januar – Dan nacionalne žalosti

                                                         Ambasada Republike Azerbejdžan u Republici Srbiji

SAOPŠTENJE ZA JAVNOST

19.01.2021.

20. januar – Dan nacionalne žalosti

Događaji koji će dovesti do januarske tragedije 1990. godine počeli su još 1987. kada je masovno proterivanje Azerbejdžanaca sa svojih istorijskih zemalja u Јеrmeniji, kao i pokušaj pripajanja Nagornо-Karabaha Јеrmeniji, poprimilo široke razmere. Umesto da suzbije napetost koja je eskalirala, sovјetsko rukovodstvo je počinilo neviđen zločin protiv azerbejdžanskog naroda. U noći između 19. i 20. januara, po direktnom naređenju generalnog sekretara Centralnog komiteta Komunističke partije Sovjetskog Saveza Mihaila Gorbačova, u Baku i u druge oblasti Azerbejdžana uvedene su vojne jedinice Sovjetske armije koje su počinile masovne zločine nad civilnim stanovništvom, koristeći tešku vojnu opremu i razne vrste naoružanja. Specijalne snage sovjetske vojske i veliki kontingent unutrašnjih trupa zauzele su Baku čineći nezapamćene okrutnosti što je prouzrokovalo krvoproliće bez presedana. Pre nego što je uvedeno vanredno stanje, vojnici su nemilosrdno ubili 82 osobe, a 20 osoba je teško ranjeno. Nakon uvođenja vanrednog stanja, u Bakuu je još 21 osoba ubijena u periodu od nekoliko dana. U regijama i gradovima u kojima nije proglašeno vanredno stanje ubijeno je još 8 ljudi – 25. januara u gradu Neftčali i 26. januara u Lankaranu.

Tako je kao rezultat ilegalnog ulaska trupa u Baku i susedna područja ubijena 131 osoba, a 744 osobe je ranjeno. Među poginulima bili su žene, deca i starci, kao i radnici hitne pomoći i policajci.

Ilegalni ulazak trupa praćen je masovnim hapšenjima civilnog stanovništva. Tokom operacija u Bakuu i drugim gradovima i regionima, nezakonito je uhapšena 841 osoba, od čega je 112 osoba poslato u zatvore po raznim gradovima SSSR-a. Vojnici su otvorili vatru na 200 kuća, 80 automobila, uključujući i vozila hitne pomoći, a velika količina državne i lične imovine uništena je u požarima usled upotrebe zapaljivih sredstava.

Dejstva sovjetskih trupa podsećala su na zločine i za njih su osuđene pred Međunarodnim vojnim sudom 1945. i 1946. godine u postupku koji je ostao zabeležen u istoriji kao Nirnberški proces.

Žrtve koje su stradale tokom januara 1990. simbolično se nazivaju „šehidi 20. januara“, i u Azerbejdžanu se čuva sećanje na njih 150.

Odmah nakon tragedije, 21. januara 1990. godine, nacionalni lider Hejdar Alijev, zajedno sa članovima porodice, došao je u Stalno predstavništvo Azerbejdžana u Moskvi kako bi iskazao solidarnost sa svojim narodom, izrazivši snažan protest protiv krvave akcije koju je izvelo rukovodstvo SSSR-a. Dvadesetog novembra iste godine, na zasedanju Vrhovnog parlamenta Nahčivanske autonomne republike, nacionalni lider Hejdar Alijev ocenio je januarsku tragediju kao zadiranje u suverena prava azerbejdžanskog naroda.

Januarska tragedija, koja je postala nacionalna žalost, istovremeno je pokazala nepobedivu snagu volje i otpornost azerbejdžanskog naroda. Uprkos okrutnosti i bezobzirnosti sovjetske vojske i uvođenju vanrednog stanja u Baku, azerbejdžanski narod je održao povorku žalosti 22. januara na glavnom trgu Azadlig kako bi odao poštu šehidima koji su stradali 20. januara. Oko 2 miliona ljudi prisustvovalo je sahrani na šehidskom groblju. Na zahtev naroda sazvana je vanredna sednica Vrhovnog saveta Azerbejdžanske SSR i usvojena je rezolucija o ukidanju vanrednog stanja u Bakuu iako većina čelnika republike, plašeći se besa naroda, nije učestvovala na ovoj sednici.

Ovaj epohalni događaj, koji je imao je presudan uticaj na formiranje azerbejdžanskog nacionalnog identiteta, postao je prekretnica u obnovi državne nezavisnosti. Nakon ove tragedije, narodnooslobodilački pokret postao je deo političke realnosti, jer je narod svoju budućnost video isključivo u nezavisnom Azerbejdžanu.

  1. marta 1994. godine, na inicijativu nacionalnog lidera Hejdara Alijeva, tragedija od 20. januara prvi put je dobila političku i pravnu potvrdu na nivou najvišeg zakonodavnog tela – Milli Medžlisa.

Narod Azerbejdžana čuva sećanje na šehide 20. januara. Svake godine godišnjica tragedije se obeležava masovnim komemoracijama. Građani posećuju groblja na kojima su sahranjeni borci za nezavisnost i polažu crvene karanfile, koji su postali simbol ove tragedije, odajući na taj način poštu žrtvama uz duboku osudu počinilaca ovog tragičnog događaja.

Svake godine, 20. januara u 12:00 po bakinskom  vremenu na celoj teritoriji Azerbejdžana minutom ćutanja odaje se pošta šehidima 20. januara, sa brodova, vozova i automobila oglašavaju se sirene, a državne zastave spuštaju se na pola koplja.

 

HACI HUREM(Bor) Camiinde Kur-an Ziyafeti

Sırbistan devletinde ,Türk asıllı kardeşlerimizin kurduğu Türk Derneği  Alija Sahovic başkanlığında hizmetlerine aralıksız devam ediyor.
HACI HUREM(Bor) Camiinde Kur-an Ziyafeti

Sırbistan devletinde ,Türk asıllı kardeşlerimizin kurduğu Türk Derneği  Alija Sahovic başkanlığında hizmetlerine aralıksız devam ediyor.

Geçtiğimiz gün,  Türk şehri Novi Pazar'da bulunan Hacı Hurem (Bor)Camiye ve Kuran Kursu talebelerine  Türk Derneği 50 adet Kur'an-ı Kerim  ve Türk bayrakları hediye  etti. Başkan Alija Sahovic yaptığı konuşmada,”Allah c.c. hem alimlerin hem de  yardımda bulunan din ve soy kardeşlerimizin hayırlarını kabul eylesin”diyen başkan Alija Sahovic konuşmasına şöyle devam etti,
“Hacı Hurem (Bor) camii,Novi Pazar'ın en eski tarihi  üç camisinden biridir. Efsaneye göre cami, 16.yüzyılın ortalarında yapılmış tarihi Türk camilerimizdendir. Bu cami,Novi Pazar'da yapım zamanıyla ilgili bir kitabenin korunduğu tek cami olması bakımından benzersizdir. Hacı Hürrem camisinin ayrılmaz bir parçası, inşaatçısı Hacı Hurem'in kabrinin bulunduğu türbedir. Zamanla bazı değişikliklere uğramasına rağmen Cami  özgürlüğünü korumuş ve Novi Pazar'ın en büyük ve en önemli camilerimizden biri olmaya devam etmektedir” dedi.

Hacı Hurem (Bor)camii imamı Amel Demiroviç ve emekli imamlardan  Nezir Salihoviç ile birlikde Sırbistan Türkleri derneğine ve bu tür faaliyetlerin dolayı Türkiye'deki tüm bağışçılarımıza teşekkür ettiler. Türkiye deki.kardeşlere en içten selam gönderdiler. Türkiyemizdeki kardeşlerimizi de  Novi Pazar'ın kalbinde yer alan bu güzel ecdat yadigarı camimizi ziyaret etmeye davet etdiler. Konuşmanın sonunda”Güçlerimiz, dualarımız bir olacak birleşecek” dediler.

 

https://www.yozgatfm.com.tr/

Sırbistan'da Türklerin Derneği

Evladı fatihan olarak kendilerini tanıtan soydaşlarımız Sırbistan'da “Türk kimliğini” korumak yaşatmak için kurdukları Türk derneğiyle kanunların verdiği hak ve hukuk çevresi içinde hizmetlerine devam etmektedirler. Türk derneğimizin kiymetli başkanı Alija Sahovic beyle Türk Derneğinin faaliyetleri hakkında bilgi aldık.

Sırbistan Türkleri Derneği , siyaset dışı,kâr gütmeyen ve partiler üstü olan, amacı Sırp-Türk toplumlarının ikili işbirliğini geliştirmek,iyi olan komşuluk ilişkilerini korumak olan bir dernek olarak tescil edilmiştir. Bunun dışında diğer hedefleri şunlardır:

-Bilimsel ve bilirkişi niteliğinde etnoloji  yapıyı araştırmak,

-her  iki halkın bu bölgedeki kültürel ve tarihi anıtlarını korumak için çaba göstermek,

-örf ve adetleri korumak,

-genel olarak insan ve ekolojik hakları korumak,

-bireysel olarak ve diğer sosyo-politik ve ekonomik kurumlar vasıtasıyla her iki milletin ekonomik –kültürel alanda işbirliğinin gelişmesini sağlamak ,

-özellikle bu işbirliği Sırbistan kökenli Türkleri içeriyor(diyaspora).

Bu dernek, vatandaşları şu nedenlerden toplamaktadır:

-dünyada ekonomik ve kültürel afirmasyon(onaylama)  ve insancıl çalışmalar,

-ikili dost işbirliğini geliştirebilecek bütün etkinliklerin geliştirilmesi ve Sırp-Türk toplumlarının işbirliği,

Bu hedefleri gerçekleştirebilmek  için dernek aşağıdaki etkinlikleri yapmaktadır:

1-Türk-Sırp toplumlarının  bu yörelerdeki hayatı ve gelişmesiyle ilgili bilimsel literatürü toplamak ve üzerinde çalışma yapmak ve aynı zamanda halk söyleşilerini değerlendirmek,

2-tek başına veya diğer teşkilatlarla çeşitli bilimsel toplantılar,seminerler,önemli olayların anma törenlerini düzenlemek,

3-kanuna bağlı kalarak kitaplar ve diğer yayınlar yapmak,

4-bilim adamlarını organize edip insan hakları ve etnolojik zeminde bilimsel çalışmalar yapmak,

5-ülkede ve yurt dışında Türk-Sırp tarihi ve insan haklarıyla ilgili çalışma yapan üniversitelerle,yetkin derneklerle,milli kurullarla ve diğer teşkilatlarla  işbirliği yapmak.

Çok sayıda insan,tarihi ve kültürel anıtlarla,Türk halkıyla,kültürüyle,gelenekleriyle ,türk diliyle  tanışmak için Türkiye Cumhuriyetine gitmek istemektedir.Bizim derneğimiz onların bu isteklerini oradaki dostlarımız sayesinde yerine getirmeye çalışacaktır.

Sırbistan Türk Derneği nin en önemli görevlerinden biri de Sırbistan da yaşayan Türk azınlığın kurumlar sayesinde Sırbistan anayasasının garanti ettiği azınlık haklarının sağlanması ve gerçekleşmesidir.

#SırbistanTürkleriDerneği

office@udruzenjeturakausrbiji.com

https://www.yozgatfm.com.tr/

Sırbistan'da Türk Derneği kuruldu

Evladı Fatihan olarak kendilerini tanıtan Sırbistan'da “Türk kimliğini” korumak yaşatmak için kurdukları Sırbistan Türk derneğiyle kanunların verdiği hak ve hukuk çevresi içinde hizmetlerine devam etmekte. Sırbistan Türk Dernek Başkanı Alija Sahovic derneğinin faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Sırbistan'da Türk Derneği kuruldu

Evladı Fatihan olarak kendilerini tanıtan Sırbistan‘da “Türk kimliğini” korumak yaşatmak için kurdukları Sırbistan Türk derneğiyle kanunların verdiği hak ve hukuk çevresi içinde hizmetlerine devam etmekte. Sırbistan Türk Dernek Başkanı Alija Sahovic derneğinin faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Sırbistan Türkleri Derneği, siyaset dışı, kâr gütmeyen ve partiler üstü olan, amacı Sırp-Türk toplumlarının ikili iş birliğini geliştirmek, iyi olan komşuluk ilişkilerini korumak olan bir dernek olarak tescil edilmiştir diyen Başkan Alija Sahovic açıklamasında şu iafadelere yer verdi;

-Bilimsel ve bilirkişi niteliğinde etnoloji yapıyı araştırmak,

-her iki halkın bu bölgedeki kültürel ve tarihi anıtlarını korumak için çaba göstermek,

-örf ve adetleri korumak,

-genel olarak insan ve ekolojik hakları korumak,

-bireysel olarak ve diğer sosyo-politik ve ekonomik kurumlar vasıtasıyla her iki milletin ekonomik –kültürel alanda iş birliğinin gelişmesini sağlamak,

-özellikle bu iş birliği Sırbistan kökenli Türkleri içeriyor(diyaspora).

Bu dernek, vatandaşları şu nedenlerden toplamaktadır:

-dünyada ekonomik ve kültürel afirmasyon (onaylama) ve insancıl çalışmalar,

-ikili dost işbirliğini geliştirebilecek bütün etkinliklerin geliştirilmesi ve Sırp-Türk toplumlarının işbirliği,

Bu hedefleri gerçekleştirebilmek için dernek aşağıdaki etkinlikleri yapmaktadır:

1-Türk-Sırp toplumlarının bu yörelerdeki hayatı ve gelişmesiyle ilgili bilimsel literatürü toplamak ve üzerinde çalışma yapmak ve aynı zamanda halk söyleşilerini değerlendirmek,

2-tek başına veya diğer teşkilatlarla çeşitli bilimsel toplantılar, seminerler, önemli olayların anma törenlerini düzenlemek,

3-kanuna bağlı kalarak kitaplar ve diğer yayınlar yapmak,

4-bilim adamlarını organize edip insan hakları ve etnolojik zeminde bilimsel çalışmalar yapmak,

5-ülkede ve yurt dışında Türk-Sırp tarihi ve insan haklarıyla ilgili çalışma yapan üniversitelerle, yetkin derneklerle, milli kurullarla ve diğer teşkilatlarla iş birliği yapmak.

Çok sayıda insan, tarihi ve kültürel anıtlarla, Türk halkıyla, kültürüyle, gelenekleriyle, Türk diliyle tanışmak için Türkiye Cumhuriyeti’ne gitmek istemektedir. Bizim derneğimiz onların bu isteklerini oradaki dostlarımız sayesinde yerine getirmeye çalışacaktır.

Sırbistan Türk Derneği’nin en önemli görevlerinden biri de Sırbistan da yaşayan Türk azınlığın kurumlar sayesinde Sırbistan anayasasının garanti ettiği azınlık haklarının sağlanması ve gerçekleşmesidir.”

 

http://www.yozgatcamlik.com/

Sırp-Türk kültürü ve geleneği bizi birbirimize bağlayacak

Editörümüz Hakan Dikmen Sırbistan Türk Derneği Başkanı Alija Şahoviç ile Sırbistan’ı, Türk Derneğini, Türklerin yaşadıkları sorunları ve Dernek faaliyetlerini gündeme getirdi.
Türk Dünyası Haberi

Başkanım bizler sizi çok iyi tanıyoruz Vatan, millet, bayrak aşkınızı ama tanımayan insanlar için kendinizden bahseder misiniz?

Sırbistan Türkler Derneği ne zaman ve hangi amaçlarla kuruldu?

Kimdir Alija Şahoviç 01.11.1955 yılında Novi Pazar’da dünyaya geldim. Babam Said annem Feha. Evliyim 4 kız babasıyım, İlk ve Ortaokulu Novi Pazar’da okudum. Daha sonra Ekonomi yüksekokulu Ekonomi bölümünü bitirdim. Benim kökenim Osmanlıya dayanmaktadır. Sizin de belirttiğiniz gibi Vatan, Millet, Bayrak aşığıyım.

Sırbistan Türkleri Derneği, Sırp-Türk toplumunu geliştirmek ve beslemek ve her alanda iki ülke arasındaki işbirliğini geliştirmek amacıyla 21 Temmuz 2014 tarihinde kuruldu.  Bu tür hedeflere ulaşmak için önemli unsurlardan biri iletişimdir.  Bu nedenle, dernek tarafından düzenlenen Türkçe dersleri, ilgilenen tüm öğrenciler için ücretsizdir. Önceliklerden biri, eylemi hali hazırda uygulamakta olan derneğin, Sırbistan Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı'nın talimatıyla ilk ve orta öğretim okullarında seçmeli ders olarak Türkçe'nin tanıtılması olacak

Bunun için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin sadece Türk dili ve edebiyatı okumuş 50 öğrenci sağlamasına ihtiyacımız var.

Türk dilinin Balkanlar'a geri dönüşü

Sırbistan Türkleri Derneği, kuruluşundan bu yana, kurucusu ve başkanlığını yürütmekteyim. Dernek benim başkanlığımda bir sivil toplum örgütü olarak, hedefleri net bir şekilde tanımlandı. Dernek Başkanı olarak, Türk dilinin öğretilmesine özel önem verdim. Osmanlıların bu bölgeyi terk etmesinden sonra yüzyıllar boyunca Balkanlar'da var olan Türk dili, yerel halk arasında kaybolmuştur. Türk dilinin eğitim açısından önemini vurgulamak ve bölgemizde tekrar kullanmak amacıyla Sırbistan Türkleri Derneği, 2014 yılından 2017 yılı başına kadar olan dönemde tamamen ücretsiz Türkçe dersleri verdi. Dersler, Dernek bünyesinde iki nitelikli Türkçe öğretmeni tarafından yapıldı. Maalesef 2017 yılının başında, aşılamayan mali zorluklar nedeniyle Dernek, Türkçe dil kursunu iptal etmek ve önceki binalarını terk etmek zorunda kaldı. Derneğin ofisi şu anda kurucu ve Başkan Aliya Şahoviç'in aile evinde bulunmaktadır.

Dernek tüm zorluklara rağmen, Türk dilinin Balkanlar'a geri dönmesi ve ilk ve orta öğretim okullarına girmesi konusunda ısrar etmeye devam ediyor. Gençlerimizin Türk dili ile erken yaşlardan itibaren, sadece Türk dizileriyle temas kurması ne kadar faydalı olurdu! 2019 yılında Sırbistan Türkleri Derneği, Sakarya Serdivan Belediyesi ile işbirliği yaparak bir grup öğrenciyi iki aylığına Türkçe yaz okuluna gönderdi. İki ülke arasındaki bağları güçlendirmek ve kültürel deneyim alışverişinde bulunmak amacıyla derneğimiz, toplu sünnetten Türkiye Cumhuriyeti'nde halk oyunları uluslararası gençlik yarışmalarına katılmaya kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi ve daha birçok etkinlik sıralanabilir.

Derneğiniz ne tür zorluklar mücadele ediyor

Derneğin karşılaştığı tek zorluk mali zorluklar değildir. Kanlı suç örgütü FETÖ'nün Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında faaliyet gösterdiğini kendiniz de biliyorsunuz. Novi Pazar'da biz de eylemlerinin zararını htik. Elbette Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türk halkının ve Türkiye'nin samimi hayranları olarak bu suç örgütünün bizler için kurmaya çalıştığı, şüpheli tekliflerle şüpheli kişiler göndermekten, Derneğe Türkiye'de bile iftira atmaya kadar pek çok sorun ve tuzakla karşılaştık. Dernek çalışmaları ve bağlılığı ile başarılı oldu, ancak Türk kuruluşlarının bu konudaki çabukluğunun eksik olduğunu söylemeliyim. Novi Pazar'da bu suçlu ve kanlı örgütün en az iki bin üyesi var ve bu yüzden herkesi bu sorundan başını çevirmemeye, FETÖ denen bu belaya giden yolda kardeş bir halk olarak birlikte durdurmaya çağırıyoruz!

Sırbistan Türkleri Derneği yıllardır özenle ve güncel olarak Sırbistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türklerini kayıt altına alıyor.

Sırbistan-Türkiye işbirliği köprüsü

Böylelikle, Sırbistan Cumhuriyeti'nde Sırpların çoğunluğunun yanı sıra, aralarında önemli bir yeri Türk ulusal azınlığına ait olan ulusal azınlıkların da bulunduğunu yerli ve yabancı kamuoyuna belirtmek istiyor.

Uzun vadeli görev ve hedefimiz, Sırbistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkının her üyesini kayıt altına almak, onları derneğimiz çevresinde toplamak ve Türk dili ile Türk kültürü ve geleneğini onaylamaktır.

Türk milli azınlığı, Sırbistan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında bir işbirliği köprüsü olacaktır. Türk halkının üyeleri olarak, bu iki dost ülke arasındaki işbirliğini güçlendirmeye yardımcı olmak ve iki dost ülkemiz için yararlı olan tüm alanlara yaymak istiyoruz.

Sırbistan'daki Türk kültürünü ve geleneğini onaylamak ve ayrıca Sırp halkının kültürünü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına sunmak istiyoruz.

İki ülkemiz arasındaki ilişkilerin daha samimi, daha yakın ve daha dostane hale gelmesini dört gözle bekliyoruz ve derneğimiz onların daha da yüksek ve daha imrenilecek bir seviyeye ulaşmalarına yardımcı olacak.

Kendimizi Sırbistan Cumhuriyeti'ndeki Türk halkının meşru temsilcileri olarak görüyoruz ve Sırbistan'ın yaşadıkları ülke ve anavatanları olduğu Türk halkının tüm üyelerini derneğimizin etrafında toplama arzumuz var.

Türkler Sırbistan'da ne tür sorunlar yaşıyor?

Sırbistan Cumhuriyeti, bu ülkede yaşayan Türk nüfusuna karşı doğru davranmaktadır.  Devletin bize karşı tavrından memnunuz.  İlişkimiz karşılıklı saygı ve işbirliğine dayanmaktadır.

Sırbistan'daki Türklerin kendi dilleri, dinleri, gelenek ve görenekleri olabilir mi?

Türk dilinin eğitim kurumlarında yani ilk ve ortaokullarda en azından seçmeli ders olarak konulardan biri olması için mücadele ediyoruz.  Sırbistan'da dini duyguların ve ritüellerin ifade özgürlüğü yasal olarak garanti altına alınmıştır ve bu konuda herhangi bir sorunumuz bulunmamaktadır.  Gelenek ve görenekleri beslemek söz konusu olduğunda, çocukları evlerde büyütmekten kültürel etkinliklere katılmaya kadar gelenek ve göreneklerimizi korumaya ve geliştirmeye çalışıyoruz.

Türkiye ile Sırbistan arasındaki mevcut ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Karşılıklı olarak Türkiye ile Sırbistan arasındaki diyalogun gelişmesi iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliği ilişkilerinin gelişmesinin işaretidir, giderek artan bir şekilde artan işbirliği ve dostluk ilişkilerinin güçlenmesinin işaretidir. İki ülke arasındaki ilişkiler uzun zamandır daha iyi. Bu, Türk halkının Sırbistan Cumhuriyeti'ndeki konumu ve muamelesi üzerinde doğrudan olumlu bir etkiye sahiptir.  Gelecekte bu iki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda daha da iyi bir işbirliğinin işareti olacağını umuyoruz

Ticari ve politik ilişkiler nasıldır?

Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti arasında ekonomik veya ticari işbirliği artıyor.  Bu, iki ülke arasında artan ticaret hacminde ve tüm ekonomik alanlarda işbirliğinin geliştirilmesinde etkili olmaktadır.  Siyasi ilişkiler gittikçe daha iyi hale geliyor ve karşılıklı saygı ve takdir göstergesi olarak görülüyor.

Eklemek istediğin başka bir şey var mı?

Sırbistan Türkler Derneği, Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti arasındaki dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesine özverili katkılarını veriyor ve vermeye devam edecek ve bu iki ülkeyi daha da güçlü bir şekilde birbirine bağlayacak bir köprü olacak.

http://www.haberderin.com/

SIRBİSTAN TÜRKLERİNDEN FİLİSTİN'E DESTEK

Sırbistan Türk Derneği Başkanı Alija Şahovic yaptığı konuşmada,” Filistin, bildiğimiz gibi son 70 yıldır kanıyor ve yanıyor. 21. yüzyılda bile faşizm mağlup edilmedi. Çocuklara ve sivillere karşı benzeri görülmemiş suçlar var” dedi.

SIRBİSTAN TÜRKLERİNDEN FİLİSTİN'E DESTEK

Başkan Şahovic’in yaptığı açıklamanın devamı ise şu şekilde;” Filistin Müslümanları ve El-Aksa Camii'nin kutsal yerleri, dünyanın tüm Müslümanlarının en kutsal yerleri tamamen korumasız ve yardım için yalvarıyorlar. İsrail yine Müslümanları katlediyor. Tüm dünya gözleri önünde bir milletin draması ve trajedisi gerçekleşiyor.
Filistin'in ordusu yok, donanması yok, hava kuvvetleri yok. Bu savaş değil, bu bir soykırımdır. İlk Kıblemizin, Mescid-ul Aksa'nın korunması sadece yumrukları sıkan ve taşlardan başka bir silahı olmayan Filistinli çocukların görevi değildir.
Filistinlilerin öleceklerini uluslararası faktörlerin sessizliği altında ne zamana kadar devam edecek merak ediyorum. Dünyadaki Müslümanların sabrı ne kadar sürecek? Filistinlileri öldürürken bütün Müslümanları öldürüyorlar. İsrailliler Filistin'deki kutsal yerlere hakaret yapılınca dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların kalpleri kanıyor” dedi.
Konuşmasının sonunda,” Müslüman ümmetinin büyük lideri olarak ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkanı Recep Tayyip Erdoğan söyledi: “Ortadoğu'da kalıcı barışa ulaşmanın tek yolu, 1967 sınırları ve Doğu Kudüs'ün başkenti olarak bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu nedenle, uluslararası toplumun Filistin'e desteğini güçlendirmek gerekiyor.
Filistinlilerin, Sırbistanlı Müslümanların onların yanında olduğunu bilmelerini istiyoruz. Filistinlilerin korunması, Kudüs'ün korunması tüm Müslümanların ortak bir görevidir.
Filistin’i ve onun milletini yok etmeye çalışanlara seslenip son bir cümle söylemek istiyorum. Filistin ve onun halkı asla yok olmayacak çünkü hepimizin üstünde daha büyük bir güç ve irade var. O da Allah'ın iradesi” dedi.

Kaynak: Editör: Mehmet Erol

http://www.yozgathabergzt.com/

Sırbistan Türklerinden Azerbaycan’a destek

Sırbistan Türkleri Dernek Başkanı Alija Şahoviç arkadaşımız Doğan Tufan'a  gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Sırbistan Türklerinden Azerbaycan’a destek
Alija Şahoviç Dağlık Karabağ bölgesi sorunu, modern tarihin en önemli ve karmaşık sorunlarından biridir. Durum çok açık. Dağlık Karabağ, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçasıdır. Silahlı kuvvetleriyle Azerbaycan’a saldıran Ermenistan Cumhuriyeti ordusunun açıkça desteklediği Ermeni ayrılıkçılar, bu bölgeyi Azerbaycan’dan silahlı güçle ele geçirip Ermenistan’a eklemeye çalışıyorlar.

Ermeni ordusu doğrudan ve açıkça bu çatışmanın içindedir. Bu bölgedeki Ermeni ordusu ve Ermeni ayrılıkçılar, Şubat 1988’den Mayıs 1994’e kadar yaşanan silahlı çatışmalarda Dağlık Karabağ’ı ve bu alan dışındaki Azerbaycan topraklarının yaklaşık % 9’unu işgal ettiler.

Yaklaşık 800.000 Azeri evlerinden kovuldu ve sivillere karşı korkunç suçlar işlendi. 2016’da ve 2020’de uzun süren silahlı çatışmalarda, Azerbaycan ordusu şu anda komşu Ermenistan tarafından işgal edilen devlet toprakları üzerinde tamamen meşru ve yasal olarak yeniden kontrol sağlamaya çalışıyor. Azerbaycan, topraklarının bazı kısımlarını savunma ve saldırganları ve işgalcileri ülkesinden çıkarma hakkına sahiptir.

Silahlı saldırı ile komşu Ermenistan’ın ele geçirdiği topraklarının bazı kısımlarını geri alma niyetinde olan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin devlet liderliğini tamamen destekliyorum ve Türk halkının tüm mensuplarının, nerede yaşarlarsa yaşasınlar, kardeş Azerbaycan halkını bu adil ve özgürleştirici mücadelede desteklemenin ahlaki yükümlülüğü olduğuna inanıyorum.

Ankara ile Atina arasında petrol sahasına ilişkin siyasi ve ekonomik çekişmeye gelince, Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik, siyasi ve stratejik çıkarlarını koruma konusunda meşru bir hakkı olduğuna ve Yunanistan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıkça tanımlanan Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarlarını göz ardı edemeyeceğine inanıyorum. Umarım her iki taraf da müzakereler yoluyla hem ülkeleri hem de çıkarlarını tatmin edecek yeterli ve barışçıl bir çözüm bulur. Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcut liderliğini tamamen destekliyorum ve iki ülke arasında diyalog yoluyla makul bir çözüme ulaşılacağına inanıyorum.

https://www.yozgatfm.com.tr/

Sırbistan Türklerinden Azerbaycan’a destek

Sırbistan Türklerinden Azerbaycan’a destek

DOĞAN TUFAN / KİLİM

Sırbistan Türkleri Dernek Başkanı Alija Şahoviç, Dağlık Karabağ sorununun, modern tarihin en önemli ve karmaşık sorunlarından biri olduğunu belirterek, “Dağlık Karabağ, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçasıdır. Silahlı kuvvetleriyle Azerbaycan’a saldıran Ermenistan Cumhuriyeti ordusunun açıkça desteklediği Ermeni ayrılıkçılar, bu bölgeyi Azerbaycan’dan silahlı güçle ele geçirip Ermenistan’a eklemeye çalışıyorlar. Ermeni ordusu doğrudan ve açıkça bu çatışmanın içindedir” dedi.

Bu bölgedeki Ermeni ordusu ve Ermeni ayrılıkçıların, Şubat 1988’den Mayıs 1994’e kadar yaşanan silahlı çatışmalarda Dağlık Karabağ’ı ve bu alan dışındaki Azerbaycan topraklarının yaklaşık % 9’unu işgal ettiklerini hatırlatan Şahoviç, “Yaklaşık 800.000 Azeri evlerinden kovuldu ve sivillere karşı korkunç suçlar işlendi. 2016’da ve 2020’de uzun süren silahlı çatışmalarda, Azerbaycan ordusu şu anda komşu Ermenistan tarafından işgal edilen devlet toprakları üzerinde tamamen meşru ve yasal olarak yeniden kontrol sağlamaya çalışıyor. Azerbaycan, topraklarının bazı kısımlarını savunma ve saldırganları ve işgalcileri ülkesinden çıkarma hakkına sahiptir” diye konuştu.

Şahoviç şöyle devam etti: “Silahlı saldırı ile komşu Ermenistan’ın ele geçirdiği topraklarının bazı kısımlarını geri alma niyetinde olan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin devlet liderliğini tamamen destekliyorum ve Türk halkının tüm mensuplarının, nerede yaşarlarsa yaşasınlar, kardeş Azerbaycan halkını bu adil ve özgürleştirici mücadelede desteklemenin ahlaki yükümlülüğü olduğuna inanıyorum”

https://kilimgazetesi.de/

Sırbistan Türkler'i Vatandaşlık İstiyor

Sırbistan’da Türkler’in yaşadığı Sancak bölgesine bağlı Novi Pazar merkezli Sırbistan Türk Dernekleri Başkanı Aliya Sahoviç, Türkiye’nin kendilerine 1 kere daha el uzatmasını ve ayrıcalıklardan yararlanma imkânı verilmesini talep etti.

Sırbistan Türkler'i Vatandaşlık İstiyor

Sırbistan’da Türkler’in yaşadığı Sancak bölgesine bağlı Novi Pazar merkezli Sırbistan Türk Dernekleri Başkanı Aliya Sahoviç, Türkiye’nin kendilerine 1 kere daha el uzatmasını ve ayrıcalıklardan yararlanma imkânı verilmesini talep etti.

Sırbistan Türkler’inin Türkiye'den vatandaşlık istediğini ifade eden Sahoviç “Sırbistan Cumhuriyeti Anayasası bu bakımdan son derece demokratiktir ve çifte vatandaşlık ve bu yararlı fikrin engelsiz bir şekilde gerçekleştirilmesi olasılığını sağlar. Bu olasılık, ortak gerçekliğimizin bir parçası olmaya tarihte hiç olmadığı kadar yakındır. Bu şekilde Türkiye Cumhuriyeti, Balkanlar’daki bütün Müslümanlar için ortak bir yuva olduğunu tartışmasız ve dokunulmaz bir şekilde gösterecektir.”

PKK ve FETÖ’cüler Yararlanamamalı
Bu ayrıcalığın terör örgütleri PKK ve FETÖ üyeleri ile yandaşlarına verilmemesi gerektiğine dikkat çeken Sahoviç, “Bölgemizde faaliyet gösteren PKK ve FETÖ tarafından finanse edilen tüm kişi ve kuruluşlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin açık düşmanlarıdır. Böyle bir haktan yararlanmamalıdır.” Dedi.

Türkiye İslam Dünyasının Lideri
Birliğin girişimini anlatan Sahoviç, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şüphesiz modern Müslüman dünyasının lideridir. Aynı zamanda dünyanın en müreffeh ve ekonomik, bilimsel-teknolojik ve askeri açıdan en güçlü Müslüman ülkesidir. Ayrıca Erdoğan, dünyadaki tüm Müslümanlar ve özellikle Balkanlar’daki Müslüman nüfus için kıyaslanamayacak kadar büyük ilgi ve özeni gösteriyor.  Erdoğan, Balkan Yarımadası’nın hangi bölümünde yaşıyorsa yaşaın Müslümanların ana koruyucusudur.” Sözlerine yer verdi.

Sırbistan Türkleri Derneğinin 2014 yılının ortalarında kurulduğuna dikkat çeken Sahoviç, “öncelikli hedefimiz Türk-İslam sevgisini Avrupa'da Yasatmaktır. Sırbistan’da yaşayan Türk milli azınlığın Anayasal haklarını korumak ve haksızlıklara karşı savunmak, onların güvence altına alınan tüm haklarını kurumlar aracılığıyla gerçekleştirmek ve sağlamaktır.” Diye konuştu

https://www.turkiyehaberajansi.com/

Sırbistan’da Gençlere Kur’an ve Bayrak Hediye Edildi

Avrupa ülkelerinde İslam’a sevgi önlenemez bir şekilde devam ediyor. Avrupa'nın göbeğinde, Sırbistan'ın Sancak bölgesinde Osmanlı torunlarından Türklerin kurduğu Sırbistan Türk Derneği, milli ve manevi değerlerimizi yaşatmak büyük çaba gösteriyor.

Sırbistan’da Gençlere Kur’an ve Bayrak Hediye EdildiAvrupa ülkelerinde İslam’a sevgi önlenemez bir şekilde devam ediyor. Avrupa'nın göbeğinde, Sırbistan'ın Sancak bölgesinde Osmanlı torunlarından Türklerin kurduğu Sırbistan Türk Derneği, milli ve manevi değerlerimizi yaşatmak büyük çaba gösteriyor.

 

Türk-İslam Sevgisi Avrupa'da Yasatmak için çalışmalar yaptıklarını anlatan Sırbistan Türk Dernekleri Başkanı Alija Şahoviç‘in öncülüğünde bu sevgi artarak devam ediyor.

Priyopolye'de açılan Bakiye Hanım Medresesi'nde yüce dinimiz İslam'ın yanında Türk kültürü ile örf ve adetlerimizde yaşatılıyor.

Milli ve manevi değerlerine sahip nesiller yetiştirmek için çaba gösteren Sırbistan Türk Dernekleri Başkanı Alija Şahoviç’in öncülüğündeki heyet,  Sancak bölgesindeki Priyopolye’de bulunan Bakiye Hanım Medresesi’ne yapılan ziyarette öğrencilere Türk Bayrağı ve Kur’an-ı Kerim hediye etti.

Uzun süredir Medrese eğitimine devam eden genç öğrenciler ödüllendirdiklerini belirten Başkan Alija Şahoviç, “Avrupa ülkelerdeki yöneticiler ırkçılık yapmasınlar Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Burada Müslüman Türk olarak yaşamak hakkımızdır. Kanunlara saygılı bir milletiz. Sırbistan Türk derneği olarak, Burada doğup büyüyen gençlerimize dinimizi, kültürümüzü örf ve adetlerimizi öğretiyoruz. Değerli medrese öğrencilerimize en değerli armağan olan ve Allah'ın sözü olan Kur'an-ı Kerimi ve Türk Bayrağı hediye etmekten onur duyduk. Gençlerimizi kutluyorum.” Dedi.

“Burada kanunlara saygılı bir şekilde Müslüman Türk olarak yaşamak hakkımızdır”diyen Alija Şahoviç, ödül töreninde yaptığı konuşmada. Avrupa’da yükselen ırkçılık tehlikesine dikkat çekti.

Gençlerin Milli ve manevi değerlerine sarılmalarını ve köklerine bağlılıklarını pekiştirmek istediklerini ifade eden Başkan Şahaviç, “Gençlerin iyi bir insan ve samimi bir mümin olarak hayata sarılmaları için gayret gösteriyoruz. Sırbistan Türkleri Demeği olarak şeffaf ve dürüst bir çalışma içindeyiz. Doğruluktan ve adaletten ayrılmayan bir nesil için çaba gösteriyoruz. İçimizdeki umudu yeşerten ve kalbimizdeki neşeyi coşturan medrese öğrencilerine, sıcak karşılama ve keyifli sohbet için de medrese görevlilerine teşekkür ederiz.
Allah’ın sözü hepimiz için bir ışık ve yol gösterici olsun, Yüce Allah hepimizin muvaffak etsin.
Bu vesileyle değerli dernek üyelerimize, Türkiye Cumhuriyeti'nde okuyan ve bu tür projeleri başarıyla hayata geçiren genç öğrencilerimize teşekkür ederiz. İçimizdeki neşeyi dolduran medrese öğrencilerine ve sıcak karşılama ve keyifli sohbet için medrese görevlilerine de teşekkür ederiz.
Tabii ki en büyük teşekkürler, Sırbistan Türkleri Derneği üyelerimize ve yardımları olmadan bu tür projelerin mümkün olmayacağı kardeş Türkiye Cumhuriyeti'nden sadık bağışçılarımıza.” Şeklinde sözlerini tamamladı.

https://www.turkiyehaberajansi.com/